ENDÜSTRİYEL TAVUK

15 tatilde evde olduğum günlerde bir programda izlemiştim Yavuz Dizdar 'ı. Konu çiftlik tavuğu idi. Programda  duyduklarım beni şok etti çünkü bu konuda en ufak bir bilgim yoktu...Neredeyse 3 aydır tavuk yemiyorum, tiksindim ..... Yumurta olarak da köy yumurtası (ilçeden bir tanıdıktan alarak) tüketmeye çalışıyoruz...  Sütümü hayvancılıkla uğraşan bir tanıdıktan alıyor, yoğurdumu kendim yapıyorum..

Sebebini kendi cümlelerimle anlatmak istemiyorum, aşağıdaki yazıyı okumanızı rica ediyorum ...

 Durumun ne kadar vahim olduğunu burdan da okuyabilirsiniz....
Ayrıca burdan da farklı bilgiler edinebilirsiniz...
HİLELİ PEYNİR VE SUCUK MARKALARI İÇİN DE TIKLAYINIZ.
''Broiler (Broyler) olarak adlandırılan endüstriyel tavuk soylarının geçmişi 1930'lara dek geri gidiyor, ana üretim amacı hızlı büyüyen, bol et, az kemik üreten bir tavuk soyunun geliştirilmesi. Bu soy gerçekten çok çabuk büyüyor, 45-50 günde kesilebiliyor. Endüstri bu durumu nedense bir üretim avantajı olarak bellemiş, oysa kesimlik boya gelme süresi 60 gün olsa ne olacak, aradaki ilk 15 günlük fark dışında aksayan bir şey olmayacak, hepsi bu. Bilimsel verilere bakacak olursanız Broiler soyları zaten pek sağlıklı hayvanlar gibi görünmüyor, özellikle beslenme içeriğinin ve ortamının bir sonucu olarak çok fazla hastalanıyorlar. Bu nedenle Cumhurbaşkanımızın da yerinde müşahede ettiği gibi, "hijyenik ortamda" yetiştirilmek zorundalar, üretimleri süresince (tıpkı "fabrika ineklerinde" kullanıldığı gibi) düzenli antibiyotik veriliyor. Düzgün üretim yapan firmalar elbette üretim kurallarına uyarak antibiyotiği kesimden en az bir hafta önce durduruyorlar, o nedenle bu açıdan müsterih olun Çünkü Sayın Bakana "kameralar karşısında süt içirten" antibiyotik, aflatoksin vb. sorun olasılıkla yok.  ''

Gıda güvenliği konusunda tartışmalar sürerken  İstanbul Üniversitesi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Dizdar, “Tükettiğimiz gıdalar ne kadar sağlıklı?” sorusunu yanıtladı. Dizdar, “Endüstriyel tavukları yemeyin. Hayvanlarda ciddi kemik ve eklem bozuklukları gelişmesinin ana nedeni GDO’lu yemlerdir.” dedi.

Tüketiciler Türkiye’nin En Büyük Şikayet Portalı Şikayetvar’a gönderdikleri şikayetler ile gıda güvenliği hakkında şikayet ve endişelerini iletti. Gelen şikayetler üzerine İstanbul Üniversitesi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Dizdar, tüketicilerin sorularını yanıtladı.

Üretim Tarihi Kaldırıldı Son Kullanma Tarihi Konuldu

“Gıdalardan üretim tarihi kaldırıldı sadece son kullanma tarihi konuldu” diyerek konunun önemine dikkat çeken Prof. Dr. Dizdar, gıda endüstrinin tüketiciye oynadığı oyunlarla ilgili şu bilgileri verdi:

“Mahalle bakkalım bile yoğurt dağıtımcılarının elde kalan yoğurdu geri almadıklarını, üzerinde tarih yazan yeni kapak getirip sadece kapağı değiştirdiklerini ifade etmektedir. Aynı basınç işlemi ete de uygulanmaktadır. Bu nedenle ‘hijyenik’ denen endüstriyel salam, sosis, sucuk vb. ürünlerin de bozulma özelliği yoktur. Aynı şey en çok tanınan hamburger zincirinin etleri için de geçerlidir. Bu nedenle hamburger dışarıda tutsanız da kokuşmaz, olduğu gibi kalır. Hazır kek, bisküvi vb endüstrilerinde nişasta bazlı şeker (früktozdan zengin mısır şurubu) kullanımı da bozulmayı önleyen bir diğer yaklaşımdır. Kekler açılsa bile asla bozulmamaktadır. Mısır şurubu meşrubatın da ana tatlandırma katkısıdır. Doğal pancar şekerinden daha ucuz olması nedeniyle yaygın kullanılmaktadır. Ancak aşırı früktozun iç organ yağlanması, kilo fazlası, dikkat dağınıklığı, hafıza zayıflaması ve bağımlılık yaptığı bilimsel araştırmalarla da gösterilmiştir.”

Tavuklar Nasıl 45 Günde Kesiliyor!

Endüstriyel tavukların GDO’lu mısır ve soya ile beslendiklerinden gelişim bozuklukları gösterdiğini iddia eden Prof. Dr. Dizdar, “Endüstriyel tavukları yemeyin” uyarısında bulundu. Dizdar, “Hayvanlarda ciddi kemik ve eklem bozuklukları gelişmesinin ana nedeni GDO’lu yemlerdir. Bu tavukların insanın temel ‘esansiyel’ (bizim vücudumuzda sentezleyemediğimiz) amino asitleri sağlaması mümkün değildir. Tavukların nasıl 45 günde kesilebilir ağırlığa eriştiklerini endüstri “soy özelliği” şeklinde açıklamaktadır, ama bu yetersizdir. Bunların yenilmesi kesinlikle sakıncalıdır. Benzer durum çiftlik balıkları için de geçerlidir. Çiftlik balıklarında da gövde ortasındaki ana kılçıkta eğrilikler oluşmaktadır, bu durumla çiftlik balığı tüketen çoğu kişi balığı yerken karşılaşmıştır, herkes bu açıklanamayan durumun farkındadır” şeklinde konuştu.
Yorum Gönder